SEO Uyumlu İçerik Nasıl Yazılır?

SEO Uyumlu İçerik

İçerik yazma ve Arama Motoru Optimizasyonu (SEO) birbirini tamamlayan iki kavramdır. İçeriği çok kaliteli de olsa bir blog yazısı günümüzde ancak arama motorlarının onu “ilginç” bulduğu kadarıyla geniş kitlelere ulaşabilmektedir. SEO uyumlu içerik kavramı da içeriğin bir anlamda “üslup” ile uyumunu hedeflemektedir. Üslup derken arama motorlarına hitap edecek bir üsluptan bahsediyoruz.

SEO’nun nasıl çalıştığını anlamadan bu çağda içeriğinizi kitlelere ulaştırmanız çok zor. Yazdıklarınızın bir içerik denizinde kaybolmasını istemiyorsanız, arama motorlarının sizin yazınızı nasıl okuduğunu, meta verileri nasıl kullandığını ve listelerken hangi kriterleri kullandığını çok iyi bilmeniz gereklidir.

Aslında arama motorları toplum davranışlarını taklit ediyor. Amacınızı hemen ve “etkili” ifade edemediğiniz birkaç satırdan sonra bir tık veya kaydırma ile sonraki içeriğe atlayacak olan bir kitleye hitap etmeye çalışıyorsunuz. İçeriğin meta verilerle özetlenmesi gereken, görseller ile desteklenmeyen uzun metinlere birkaç paragraftan fazla katlanılmayan bir çağ bu.

 

Sanal Dünyada Etkili İfade Koşulu Nedir?

Bunu Jason Roberts’ın “şans yüzey alanı” adını verdiği kavram ile açıklayalım. Şans=Yapmak*Anlatmak ile formülize edilen bu kavrama göre “şans eseri” diye adlandırdığınız fırsatların miktarı, bir işi gerçekten tutkuyla yapma dereceniz ve bunun etkili bir şekilde iletildiği toplam kişi sayısı ile orantılıdır.

seo uyumlu içerikEğer yapmak ve anlatmanın ikisi de size düşüyorsa bu formülün Sean Murphy tarafından revize edilen bir halini kullanmalısınız. Yani, zaman ve kaynağınız sınırlı ise bir işi yaparken ve anlatırken grafikte görebileceğiniz “kare formasyon” ile en optimize eforu hedeflemelisiniz.

Burada bir SEO içerik yazarı için de çıkarılabilecek önemli bir ders var. Yazdıklarınız arama motorlarında üst sıralarda listelenmiyorsa belki aramalarda ilk sıralarda çıkabilecek kadar iyi bir içerik oluşturamadınız. Veya belki çok iyi bir içerik hazırladınız ancak onu doğru anahtar kelimelerle doğru hedef kitleye yeterince ulaştıramadınız.

 

SEO Uyumlu İçerik İçin En Önemli Kriterler Nelerdir?

Gelin sizin de şans yüzey alanınızı arttıracak olan yapmak ve anlatmak kısmındaki en önemli 3 kriteri inceleyelim.

“Yapmak” kısmında oluşturduğunuz içeriğin:

  • Herkese hitap edebilmesi (merak edilen veya güncel bir konu olması, okunma ve anlaşılma kolaylığı, görseller, videolar ve infografiklerle desteklenmesi)
  • Sizin uzmanlığınızı ve ufkunuzu, sitenizin konusu ve hedef kitlenizle uyumlu şekilde ortaya koyması
  • Doğru ve orijinal bilgiler içermesi, editoryal kriterlere uygunluğu

“Anlatmak” kısmında ise:

  • Aramalarda bulunabilmesi (Doğru anahtar kelimeler ve etkili bir manşet başlık)
  • İçerikle ilgili kişilere ulaşabilecek doğru mecralarda yayınlanması, onların da sizin içeriğinize atıflar, bağlantılar sunması
  • Bir parça reklam

en önemli kriterler arasında sayılabilir.

Şimdi bütün bu koşulların iyi bir SEO uyumlu içerik bağlamında nasıl uygulanabileceğine beraberce bakalım.

 

SEO Uyumlu İçerik: “Yapmak”

Bugün “sanat için sanat” ve “toplum için sanat” tartışmalarının yanına bugün belki de “algoritma için sanat” kavramını da eklemek zorundayız. Eğer ki ürettiğiniz içeriğin sadece belirli bir kitle tarafından anlaşılabilir olması sizin için problem teşkil etmiyorsa tebrikler! Gerçekten şanslı bir azınlığın içerisindesiniz. Ancak başarınız arama motorlarında kaçıncı sayfada listelendiğiniz ile ölçülüyor ise lütfen okumaya devam edin.

 

İçerik Yazmadan Önce E-A-T Kuralını Öğrenin

google eat kuralıGoogle Arama Kalitesi Değerlendirme Kılavuzu‘nda bir içeriğin EAT yani Uzmanlık, Otorite ve Güvenilirlik bağlamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Bu kural içerik açısından kalite ve editoryal kriterlerin yanı sıra içeriğin yayınlandığı siteden bağımsız olarak değerlendirilmeyeceğini de ifade etmektedir. E-A-T’yi detaylı incelersek:

  • E(Expertise) yazılan içeriğin uzmanlık derecesini ölçer. Bunu yaparken konunun detaylı işlenişi, kullanılan kaynaklar gibi parametreler devreye girer. Google özellikle medikal ve kanuni tavsiyeler içeren içeriklerin alanında uzman kişiler dışında verilmemesi gerektiğini belirtmektedir.
  • A(Authorativeness) ise içeriğin bulunduğu sitenin içerik ile uyumunu ve sitenin bu alanda bir otorite olup olmadığını ölçer. Yemek tarifleriyle tanınan bir sitede Bitcoin üzerine bir yazı yayınlarsanız bu içeriğin (A) faktörü Google açısından düşük kalacaktır.
  • T(Trustworthiness) ise yayınlanan içeriğin güvenilir bir kaynaktan gelmesini ister. Bu hem içeriğin yayınlandığı web sitesinin sicili hem de özellikle finansal konular gibi hassas alanlarda bilgilerin doğruluğunun sıkı editoryal kriterlere bağlı olmasını talep etmektedir. Google bu konuda örnek olarak da BBC gibi online yayın mecralarının Editoryal Kılavuz’larını örnek vermektedir.

Google’ın editoryal kaliteye önem verdiğini yukarıdaki koşularda net bir şekilde görebiliyoruz. Peki bu editoryal kaliteyi nasıl yakalayabiliriz? Bunun için sanal dünyadan gerçek dünyaya bir geçiş yapalım ve gerçek bir editörün görev tanımına Kariyer.net’in tanımlaması üzerinden bakalım:

Editörün görevleri:

  • Kurgu fikirlerini gözden geçirmek ve en çok hangi materyallerin okuyuculara hitap edeceğine karar vermek,
  • Okuyucuların anlamasını kolaylaştırmak için yazarın üslubuna sadık kalarak metne tekrar şekil vermek,
  • Referans kaynakları kullanarak metinde geçen tarih ve istatistikleri doğrulamak,
  • Yayın içeriğini yayın stili ve politikasına göre düzenlemek,
  • İçerikleri gözden geçirmek, düzenlemek, metni geliştirmek için yorumlar sunmak ve başlıklar önermek,
  • Metnin görselle uyumunu kontrol etmek,
  • Yayınlanan içeriğin telif hakkı yasalarına ve etik kurallara uygun olduğundan emin olmak,

Editörler yazarların, gazetecilerin, yönetmenlerin ve daha pek çok sanatçının eserini genel yayın politikaları ve kitlelerin beğenileriyle uyuşturma ustalarıdır. Gördüğünüz gibi iyi bir SEO optimizasyonu için gereken koşullar ile iyi bir editör olmak için gereken koşullar arasında önemli benzerlikler var. Bu açıdan bakıldığında SEO uyumlu içerik üretiyorsanız aslında kendi kendinizin editörü olmanız beklenmektedir.

 

Hedeflenen Anahtar Kelimeler Kullanın

İçerik yazarken, kendinizi hedef kitlenizin yerine koyun. Sorgularında ne tür anahtar kelimeler kullanabileceklerini kendinize sorun. Hedef kitleniz bu kelimelerle arama yaptığında, içeriğiniz bu anahtar kelimeler için optimize edilmiş ise aramalarda bulunma şansınız artacaktır. Peki, doğru anahtar kelimeleri nasıl bulabilirsiniz?

seo uyumlu içerikYazdığınız içerik hakkında popüler anahtar kelimeleri bulmak için Google Anahtar Kelime Planlayıcı veya SEMrush gibi araçları kullanabilirsiniz. Bunların dışında rakiplerinizin hangi anahtar kelimelere yatırım yaptığını inceleyen profesyonel araçlar kullanarak rekabet gücünüzü arttırabilirsiniz.

Doğru anahtar kelimeleri bulduğunuzda, bunları içerik boyunca stratejik olarak kullanmanız gerekir. Hedeflenen anahtar kelimeyi ilk 100 kelime içinde anahtar kelime tıkıştırma (keyword stuffing) yapmadan doğal olarak kullanmak iyi bir fikirdir. Ayrıca, hedeflenen anahtar kelimelerin olabildiğince çok varyasyonunu kullanmaya çalışın. Başlığınızda ve alt başlıklarınızda(H2, H3) ana anahtar kelimenizi kullanmanız da önerilir.

long tail anahtar kelimeHedeflediğiniz anahtar kelimelerde çok yoğun bir rekabet olabilir, bu durumda long-tail adı verilen 3 ve üzeri kelimeden oluşan, hedefinizi daha net açıklayan anahtar kelimelere yönelebilirsiniz. Internet üzerindeki toplam arama trafiğinin %70’ini oluşturan bu long-tail anahtar kelimeler hem rekabet hem de doğru hedef kitleye ulaşma bakımından size kolaylık sağlayacaktır.

Long-tail kullanımına örnek olarak en yoğun rekabetin yaşandığı “erken rezervasyon” kelimesini alalım. Bu keyword için rekabete girmek yeni bir oyuncu için çok zor olabilir. Bunun yerine “antalya belek erken rezervasyon”, “erken rezervasyon indirim oranı” gibi daha düşük rekabet içeren long-tail keyword’lere yönelebilirsiniz. Unutmayın, toplam trafiğin %70’i hala keşfedilmeyi bekliyor.

 

Herkese Hitap Edecek Bir Dil ve Yazım Kullanın

“Sebebi hakkında en ufak bir fikre bile sahip olmadığım, soyutlanmış, harikulade bir haz, benliğimi sarmıştı. Bir anda, hayatın dertlerini önemsiz, felaketlerini zararsız, kısalığını boş kılmış, aşkla aynı yöntemi izleyerek, benliğimi değerli bir özle doldurmuştu; daha doğrusu, bu öz, benliğimde değildi, benliğimin ta kendisiydi. “

Edebiyat sizi kitap sayfalarından bambaşka dünyalara taşısa da üslubun insana yönelik olduğu bir çağdan “algoritmalara” yöneldiği bir çağa doğru ilerliyoruz. Marcel Proust’un yukarıdaki kuplesi edebi açıdan “mükemmel” olsa da algoritmalara göre “Okunma Kolaylığı Puanı” düşük. Böyle cümleler kurdukça ne yazık ki potansiyel SEO skorunuzu düşürmüş oluyorsunuz.

Algoritmaların kullandığı Flesch Okunma Kolaylığı Puanı şu şekilde hesaplanıyor:

  • RE (Readibility Ease) = 206.835 – (1.015 x ASL) – (84.6 x ASW)
  • ASL = Ortalama Cümle Uzunluğu (Toplam sözcük sayısı / cümle sayısı)
  • ASW = Ortalama Sözcük Başına Hece Sayısı (Toplam hece sayısı / sözcük sayısı)

Bu formülde RE puanı ne kadar yüksekse metnin okunması o kadar kolay ve hitap ettiği kitle o kadar geniş anlamına geliyor. Örnek olarak Reader’s Digest dergisi 65’e yakın RE puanında içerikler oluştururken TIME dergisinin içerikleri ortalama 52 puan civarında. Yukarıdaki temel formül dışında arama motorları okunma kolaylığını değerlendirirken etken ve edilgen çatı, cümle yapılarındaki çeşitlilik, bağlaçlar gibi kriterleri de kullanıyor.

Bu skorları çok önemseyenler kadar bunların gerçekte çok birşey ifade etmediğine inananlar da çok. Kaliteli bir içerik üretiminde okunma kolaylığı aklınızın bir kenarında dursun ama SEO uyumlu içerik hedefinizde içeriğinizin kalitesini okunma kolaylığına feda etmeyin. Hedef kitleniz okul çağındaki çocuklar olmadığı sürece 60 veya daha yüksek (yani daha kolay) bir okunma kolaylığı puanı sizin için yeterli olacaktır.

 

SEO Uyumlu İçerik İçin Kaliteli ve İlgili Görseller Kullanın

etkileyici görselBir anlamda okunma kolaylığının kapsamı içinde olsa da içeriğinizi açıklayıcı ve çarpıcı görsellerle desteklemek hep etkili bir çözüm olmuştur. Örneğin turizm için içerik hazırlıyorsanız, pırıl pırıl ve hedef kitlede tatil isteği uyandıracak görseller kullanmalısınız.

İçeriğinizin kalitesi de itibarınızı birebir etkilediğinden web sitenizde yer vereceğiniz tüm görseller sizin kurumsal kimliğinizi ve standartlarınızı yansıtacak kalite ve çekicilikte olmalıdır. Otel İtibar Yönetimi açısından da önemli olan kaliteli görsel kulllanımı ile ilgili yazımızı da buradan okuyabilirsiniz.

İçerikte görsel kullanımında dikkat etmeniz gereken nokta içerik ile birebir ilişkili olmasıdır. Kimse ilgisiz stok görsellerle şişirilmiş bir yazıyı okumak istemez. Eğer içeriğiniz aşırı kurumsal bir ton içermiyorsa, örneğin bir tatil blog’unda bir karikatür ile de yazınızı daha eğlenceli hale getirebilirsiniz.

 

Meta İçerikleri Mutlaka Doldurun

Google’ın sitenizi sıralarken kullanıcılara gösterdiği, maksimum 155-160 karakterlik meta açıklamalar SEO uyumlu içerik hazırlamada çok önemlidir. Bu alanları mutlaka anahtar kelimelerinizi içerecek şekilde doldurun. Bu alanları doldurmadığınızda Google içeriğinizden anahtar kelimeleri etrafındaki birkaç kelime ile birlikte bir özet halinde sunacaktır.

Google dışında Facebook gibi sosyal medya platformları da link paylaşımında açıklama olarak Meta açıklamayı getirir. Facebook paylaşımlarınızın daha etkili görünmesi için de mutlaka bu alanları doldurmalısınız.

Meta içeriklerin dışında web siteniz breadcrumb kullanıyorsa bunların doğru şemalarla işaretlenmesini sağlayarak Google tarafında görünmelerini sağlayabilirsiniz. Structured Data adı verilen yapılandırılmış veri bloklarını sitenizde özellikle öne çıkmasını istediğiniz sayfalarda kullanarak bunların Google tarafında daha zengin veri etiketleri ile gösterimini sağlayabilirsiniz.

 

Orijinal Olun!

Google farklı siteler arasında yinelenen içeriklerden hoşlanmaz. Sizin içeriğinizin de başka bir sitedeki içeriğin aynısı veya “çok benzeri” olduğunu düşünebilir. Hatta bunun “kasıtlı ve sıralama sonuçlarını manipüle amaçlı” olduğunu düşünürse sitenizi tümden sıralamalardan kaldırabilir.

Hem Google’ı kızdırmamak hem de telif problemlerine yol açmamak için asla bir içeriğin aynısını alıp kendi içeriğiniz gibi sunmayın. İçeriğinizin başka sitelerde zaten yayınlanmış bölümler içermediğinden emin olmak için Copyscape veya Quetext gibi uygulamaları kullanabilirsiniz.

2000-5000 kelime arasındaki, orijinal, bilinen yazarlar tarafından yazılmış ve otorite sitelerde yayınlanan yazılar Google tarafından “In-Depth Article” olarak nitelenir ve özel bir kategoride, diğer tüm sonuçlardan daha yukarıda listelenir.

indepth makale
Örneğin “Ada Lovelace” aramasında Britannica ve Wikipedia gibi ansiklopedilerden sonra New Yorker’ın bir makalesi geliyor.  Ansiklopedileri sıralamalarda geçmeniz çok zor olsa da kendi özel uzmanlık alanınızda bir New Yorker makalesi kalitesini yakalayabilmek, içerik yazımında her zaman altın standardınız olmalıdır.

 

 

 

SEO Uyumlu İçerik: “Anlatmak”

Tutkulu olduğunuz bir konuya kafa yorduğunuzda o alanda bir uzmanlık geliştirirsiniz ve her türden uzmanlık değerlidir. Bir eser ortaya çıkardığınızda ise bunun değeri ancak onu okuyan, onun farkına varan insanların sayısı ile büyür. Bu da yaptıklarınızı anlatmak, daha etkili anlatmak ve akıllara kazımak gibi kademelerde insanlara duyurmanız gerektiğini gösteriyor.

 

Etkili Bir Başlık Seçin

“Ortalamada bir başlık metnin kendisinden 5 kat daha sık okunur. Başlığınızı bulduğunuzda, elinizdeki 1 doların 80 Cent’ini harcamış olursunuz.” – David Ogilvy

“Yapmak” kısmında iyi bir editörden ilham alabildiğiniz gibi “Anlatmak” kısmında da David Ogilvy gibi reklamcılığın duayenlerinden ilham alabilirsiniz. İçeriğiniz ne olursa olsun “güçlü” ve “duygusal” gibi etkileşim sağlayacak sözcükleri anahtar kelimelerinizle birlikte harmanladığınız bir başlıkla çok daha geniş kitlelere ulaşabilirsiniz. Etkili ve insanların aradığı başlıklar oluşturmak için CoSchedule’un Başlık Analizcisi gibi araçları kullanabilirsiniz.

SEO uyumlu içerik yazımında en çok düşülen etik tuzaklardan birisi de haber-içerik uyumsuzluğudur. İçeriğinizle alaksız ama çarpıcı başlıklar SEO amaçlı sık kullanılsa da E-A-T kuralını pek çok açıdan ihlal etmektedir. Örneğin “Okullar tatil mi?” aramasını başlık yoluyla hedefleyen şu yazıya bakalım.

baslikla uyumsuz icerik

Yaratıcı ve sitenize trafik çeken başlıkları ekstreme taşıyarak online manşetler atmak mümkün olsa da siz yine de bu kadarından kaçınmaya çalışın. Bu alanda bazı örnekler ve eleştiriler için “Google Gazeteciliği: Haberin Tık Uğruna Deformasyonu” yazısını okuyabilirsiniz.

 

Backlink Edinin ve Sosyal Medyayı Kullanın

90’larda Internet kullananların hatırlayacağı Altavista arama motoru bu alandaki ilk örneklerden birisiydi. Ancak büyük bir problemi vardı, sayfaları kendi içinde indekslerken bir kelimenin o sayfada kaç defa geçtiği gibi çok basit kriterlere göre çalışmaktaydı. Bu da en basit aramalarda bile normalde en tepede olmasını beklediğiniz sayfalar yerine içi o kelime ile tıka basa doldurulmuş farklı sayfaların çıkmasına yol açıyordu.

Google ise sayfaların arama sıralamasındaki yerinin sadece anahtar kelime içeriği ile değil, farklı sitelerin o siteye ne kadar atıfta bulunduğu gibi kriterlere de bağlı olmasını sağlayacak PageRank algoritmasını geliştirdi. Google’ın algoritmasının “en temelinde” yer alan bu atıf kavramı bugün de önemini korumaktadır. İyi bir içerik yazdıysanız ve insanlar bunu kendi sitelerinde ve sosyal medyalarında sık sık paylaştıysa Google bunu dikkate alır.

backlink sayısıBurada dikkat etmeniz gereken konu para karşılığında sizin sitenize linkler satan kişilerden uzak durmanız gereğidir. Google “link spam” dediği bu konuda sıkıntı yaşamamanız için bazı kriterler koymuş. Buna göre, sayfanıza yönlenen linkler:

  • Editoryal değeri olan yazılardan ve içeriğinizle uyumlu, alanında otorite olan sayfalardan gelmelidir
  • Misafir yorumları, footer, header gibi alanlar yerine yazının doğal içeriği içinde yer almalıdır
  • İçeriğinize gelen linkler zaman içinde makul bir artış göstermelidir
  • Bu linkler sitenize gerçek ve kaliteli bir trafik getirmelidir

Farklı sitelerinden sizin içeriğinize yönlenmiş bağlantılar kazanmak sizin içeriğinizi sosyal medyada paylaşacak gönüllü bir kitle sayesinde de mümkün olabilir. Facebook gibi sosyal medya mecralarında yaygın paylaşılmanızı sağlayacak stratejiler özellikle sıralamada rekabetin çok yoğun olduğu kelimelerde size avantaj sağlayacaktır. Bunun için kendi sosyal medyanızı ve Influencer’ları kullanabilirsiniz. Influencer Marketing detayları için ilgili yazımızı okuyun.

 

“Sıkça Sorulan Sorular” Gibi Snippet’ları Hedefleyin

Google’ın web dünyasında tartışmalara yol açan uygulamalarından olan Snippet’lar, bir aramanın standart sonuçlarından önce, o konudaki sıkça sorulan soruları veya o bölgedeki otel fiyatlarını gösteren çeşitli araçlardır. Bugün özellikle mobilde Google aramalarının %50’sinden fazlası Zero-Yield Search (Sıfır Sonuçlu Arama) ile bir snippet’ta veya Google’ın kendi ekosistemindeki Google Images, Google Maps veya Youtube gibi platformlarda sonlanmaktadır.


Zero-Click veya Zero-Yield Search olarak isimlendirilen bu tip aramalar, organik aramaların üzerine, yapısal olarak “aramadan önceki arama” konumuna yükselmiştir. Yai bugün bir snippet içinde yer alarak tüm yukarıda saydığımız SEO koşullarını bir kalemde geçip direkt en üstte listelenebilirsiniz.

Snippet’ları hedefliyorsanız belli bir alanda en çok merak edilen soru için en kapsamlı cevapları sitenizde sunacağınız, her birisinin kendi anahtar kelimeleri olan Sıkça Sorulan Sorular gibi WordPress modüllerini kullanabilirsiniz. Bu tip modüllerin nasıl sitenize entegre olabileceği ile ilgili detaylar için bizimle iletişime geçin!

 

Sade Güzeldir

google amp logoGoogle’ın 90’lardan beri neredeyse hiç değişmeyen ana arama ekranından görebileceğiniz gibi Google için her zaman “sade güzeldir”. Google tarafından önerilen ve WordPress gibi platformlarca da desteklenen açık kaynaklı AMP inisiyatifi çok daha hafif, hızlı ve kolay okunan web sayfalarının üretimini hedefliyor. İçeriğinizi AMP ile uyumlu hale getirerek onun sunduğu hızlı yüklenme, ön yükleme ve bunların getirdiği SEO avantajlarından faydalanabilirsiniz.

İçeriğiniz AMP uyumlu olduğunda Google tarafından listelenirken yanında bir yıldırım işareti olacaktır. Kullanıcıya sayfanın ön yüklemeli ve hızlı şekilde açılacağını bildiren bu ikon dönüşüm oranlarınızı arttıracaktır. Ayrıca öne çıkan AMP uyumlu haber sayfaları mobilde bir AMP carousel’de en üstte sergilenecektir.

Bir içerikte karmaşık stiller, tasarımlar, slider’lar kullanmak kulağa cazip gelebilir ancak bu yaptıklarınız sayfanın AMP uyumluluğunu bozacak nitelikte ise bunu tekrar değerlendirmenizi öneririz. WordPress’te kullandığınız temanızın AMP uyumlu olduğundan emin olun. Resmi WordPress reposunda bulabileceğiniz AMP Eklentisi ile de tüm post’larınızı normal versiyonların yanı sıra AMP uyumlu olarak kaydedebilirsiniz.

 

 

Hedeflenmiş Reklamların Gücünü Kullanın

Bu yazı organik ve SEO uyumlu içerik üzerine olsa da reklamların içeriğin kitlelere ulaşmasındaki etkinliğini yadsımak mümkün değil. “Zero Yield Search (ZYS)”lerin her yıl artan oranı da içeriğinizi bu vahşi SEO cangılında öylece ortaya bırakmamanız gerektiğini kanıtlar nitelikte.

ZYS’lerin sebebi insanların git gide daha “tembel” aramalar yapmaları veya Google’ın kendi algoritma değişimleri olabilir. Bu kısımla ilgili bizlerin yapabieceği fazla birşey yok, burada asıl önemli olan, eğer web siteniz alanında yüksek bir otorite değilse, içeriğinize bir nevi “can suyu” niteliğinde olan reklamların en azından ilk aşamada gerekli olduğu gerçeğidir.

Günümüz dijital reklam yöneticilerinin ulaşabildiği kişiselleştirme, sosyal medya ağı, ayrıntılı demografikler gibi verilerin hiçbirisi 1960’larda kesinlikle ortada yoktu. Yine de o günlerde reklamcılığın duayenlerinden David Ogilvy, “Hedef kitlenize stadyumda oturuyorlarmış gibi değil, tek tek mektup yazıyormuş gibi hitap edin” derken sanki bugünün reklamcılığını 50 yıl öncesinden tanımlar gibiydi.

seo uyumlu içerik

Elimizde bugün hedefli reklamlar için muhteşem bir araç seti var. İçeriğinizin doğru hedef kitleye ulaşmasını hedeflenmiş sosyal medya ve arama ağı reklamları gibi yöntemlerle sağlayabilirsiniz. Ücretsiz veya daha ekonomik çözümler için ise hali hazırda sosyal medya sayfalarınızdaki kitlenize paylaşımlar yapabilirsiniz. Dilerseniz (işinizin niteliğine bağlı olarak) Facebook, LinkedIn gibi platformlarda makul bir reklam bütçesi ayırarak çok hızlı ve etkili bir yayılma sağlayabilirsiniz.

Hedeflenmiş sosyal medya reklamları, programatik reklamlar ve Influencer Marketing gibi pek çok alanda Webius Digital’in sunduğu çözümlerden faydalanabilirsiniz. Otelcilik odaklı dijital pazarlama çözümlerimiz için bizimle iletişime geçin.

 

Bunun Bir Süreç Olduğunu Unutmayın

Internet’e yaşayan ve sürekli gelişen, değişen bir mecra olarak bakıp oluşturduğunuz içeriklerin de yaşlanabileceğini hatta ölebileceğini aklınızda bulundurmalısınız. İçeriklerinizin “ölmesini” istemiyorsanız onları güncel tutarak insanlar için faydalı ve arama motorları için ilginç kılmaya devam edebilirsiniz.

“Yapmak” ve “Anlatmak” tan sonra “Optimize et, güncelle” diyebileceğimiz bu adım, içeriğinizin Internet ile birlikte yaşamaya devam etmesini sağlayacaktır. İçerik üretimi, anahtar kelime seçimi, sosyal yayılım, ölçüm ve tekrar optimizasyon gibi süreçler sürekli değişen ve birbirini etkileyen bir zincir oluşturur. örneğin zaman içinde daha iyi anahtar kelimeler bulup o kelimelere göre içeriğinizi tekrar optimize edebilirsiniz.

Sadece içerik değil, içeriğinizin bulunduğu sitenin de Internet’in değişen koşullarına ayak uydurması gereklidir. Pek çok web sitesi ilk kurulduğu günün koşullarına göre çok iyi olabilir ancak güncel SEO kuralları, teknolojik ve güvenlik odaklı yenilikler ile listelenme politikalarındaki değişimlere ayak uyduramayarak silinip gidebilir.

İçeriğinizi uzun yıllar yaşatacak bir web sitesi için alt yapısının da SEO uyumlu ve “yaşayan” bir altyapı olmasına dikkat etmelisiniz. Bu konuyla ilgili oteller için WordPress altyapısının faydalarından bahsettiğimiz WordPress Tabanlı Otel Web Sitesi yazımızı okuyabilirsiniz. Unutmayın ki siteniz öldüğünde, içerikleriniz de onunla beraber ölür.

 

Comments are closed.